“Yunus Emre Anadolu Konferansları” Programı Düzenlendi Türk dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre'nin ve...           • Iğdır Barosu'na Meslek İçi Eğitim Semineri Verildi Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi’nin, Iğdır Barosu’nun ev sahipliğinde d&uu...           • 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde “Ne Yediğini Biliyor Musun?” Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 1...           • Ahıska Kürtleri üzerine Yeni Belge: Zagurskiy’in Seyahati Rus dilbilimci L. P. Zagurskiy’in 1872 tarihli Ahıska seyahatinde Kürtlere yer veriliyo...           • Okullarda "Dünya Gıda Günü" Etkinlikleri Düzenlendi 16 Ekim Dünya Gıda günü kapsamında Aralık ve Karakoyunlu İlçesinde Okullara ...           • Türk Telekom’dan, 4 Yapay Zekâ Girişimine Daha Yatırım Türk Telekom, kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile yapay zekâ temelli &cc...           • Avrupa 3.sü Judocumuz Özlem Yıldız'dan İl Emniyet Müdürüne Ziyaret Ülkemizi ve İlimizi Avrupada temsil eden Yıldız Emniyet müdürünü makamınd...           • “Serhat Teknopark” Semineri Düzenlendi Iğdır Üniversitesi Mediko-Sosyal Binası’nda yer alan 8 Eylül Şehitleri Konferans S...           • HAYATI ZORLAŞTIRAN 4 AĞRIYA DİKKAT ! Yaşam boyunca herhangi bir dönemde ortaya çıkan ağrılar günlük hayatı zorlaş...           • DAP’A 2022 YILI PROJE BAŞVURULARI BAŞLADI Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı DAP Bölge Kalkınma İdaresi, üretimde veriml...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Kurdish Müzik: Govenda Kurda
3593 İzlenme, 0 Yorum

Ceylan Adı Ceylan - Azeri
3757 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yüksel Babal'ı Unutmaz..
3632 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Valisinden Yağmur Şiiri
1095 İzlenme, 0 Yorum

Kul Yusuf Kümbeti
3249 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
3081 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
3519 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
3715 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
3455 İzlenme, 0 Yorum

Çözüm Sürecine Dövmeli Destek
3992 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
3268 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
3043 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
3444 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
3506 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
3164 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Türkiye’de Çocuk Olmak-Çocuğa Yöneltilmiş Şiddet Ve İstismar - Dr. Ruhsar Uçar

Türkiye’de Çocuk Olmak-Çocuğa Yöneltilmiş Şiddet Ve İstismar

Yazar: Dr. Ruhsar Uçar |  Tarih: 04 / 09 / 2021 |  Yazı Okunma: 148


Eylül Yağlıkara henüz sekiz yaşında Polatlı da, Leyla Aydemir o daha küçük dört yaşında Ağrı da, Özgecan Aslan Üniversite öğrencisi Mersin de. Gün geçmiyor el kadar bebelerimiz, çocuklarımız, yavrularımız, körpecik evlatlarımızı adlarının şiddetle, cinsel istismar ile asla yan yana gelmemesi gereken olaylarla toplumsal belleğimizde yer aldılar. İçimiz yanıyor, insan taraflarımız acıyor, yüzümüz kızarıyor, kendi aramızda konuşmaktan dahi çekiniyoruz, dilimiz varmıyor, utanıyoruz. Eskiden olsa yolda görüp ay sen ne şeker şeymişsin diye içimizin ısındığı çocukları şapur şupur öper, saçlarını okşarken şimdilerde durup düşünüyoruz, acaba yanlış anlaşılır mıyım, acaba çocuğu korkutur muyum, annesini babasını tedirgin eder miyim, ne tepki verirler, sapık olarak değerlendirilir miyim geldiğimiz hale bakın. Türkiye’nin doğusu batısı, güneyi kuzeyi, Kürdü Türkü, Laz’ı Çerkez’i, zengini fakiri, eğitimlisi eğitimsizi fark etmeden birçok aile bu derin acıyı yaşamaya mahkûm edildi.

Son 10 yılda çocuk istismarı %700 arttı. Adliyelerde her 4 istismar davasından 1’i çocuklarla ilgili.

Dünya’da 4 yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları %90 arttı. Tecavüzlerin %5’i ortaya çıkarken, %95’i gizli kaldı.

Her ay Adli Tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismar vakası olarak geliyor. Açılan toplam istismar davası sayısı 40 bin 266. Bunların içinden karar çıkan dava sayısının 24 bin 825 iken, mahkûmiyet kararının verildiği ise 13 bin 968 kişi.

İstismarcıların %66’nın akraba, komşu gibi çocuğun tanıdığı kişiler olduğu, istismarcıların %9’nun ise çocukla aynı evde yaşadığı tespit edilmiş.

Çocuklarımız hiçbir yerde güvende değil; spor kulüplerinin alt yapılarında, eğitim kurumlarında, aile içinde, dini örgütlenmelerde, yatılı okullarda, cezaevlerinde, sosyal alanlarda.

Giderek muhafazakâr bir topluma dönüşmemize rağmen cinsel şiddet vakalarında artış görülmesi bir çelişki olarak değerlendirilse de öyle değil. Kapalı toplumlarda kadın sadece biyolojik bir haz nesnesi ve doğurganlığı simgeler. Bizim toplumda erkeklere kız çocuğunu ne zaman kadın olarak kabul ettiklerini sorarsanız eminim çok büyük çoğunluğu size adet görmeye başladıklarında diye cevap vereceklerdir. Oysa adet görme sadece biyolojik bir değişimdir. Cinsel olgunlaşmanın ruhsal ve bilişsel süreci vardır. Muhafazakâr toplumda kadına biçilen rol istihdam alanından, eğitimden çıkarak eve kapanmak ve doğurmaktır. Erişkin ve özgür iradesiyle hareket eden kadının karşısında ezilip büzülen, iktidarını kaybettiğini düşünen erkek hegoman zihniyeti kadının bir adım gitmesine tahammül edemiyor.

Cinsiyet rollerinin bu şekilde tanımlandığı toplumlarda, erkek ve erkeklik yücedir, güçtür, denetim ve otorite ile eştir. Çocuklar, kadınlar güçsüzdür, boyun eğicidir, korkmaları ve karşı koymamaları bu tip erkeklerin birinci hedefidir. Muktedir olan erkek herkese her ortamda şiddet uygulamayı hak görür ve bunun içinde cinsel şiddet dâhildir. Özellikle son zamanlarda dini kurumlarda cinsel saldırı vakalarında artış görülmesi de tam da bu kapalı toplum modelinin erkek cinsiyet tanımını yüceltmesi ile ilintilidir. Bu ortamlarda otorite sorgulanmaz, boyun eğiş ve itaat Tanrı sallaştırılır, meşrudur, inancın gereğidir. Ve güçsüz, zayıf olanın üstünde egemenlik kurma biçimidir onun iradesini teslim almak, kişiliğini, onurunu zayıflatmak. Savaş dönemlerinde kadınların köleleştirilmesi ve kadına yönelik seri tecavüz vakalarının bizzat askerler tarafından uygulanışı tam da bu mantıkla örtüşen bir egemenlik anlayışının yansımasıdır.

Yetişkin yaşlarda ki kadınlarla yapılan çalışmalarda pek çok kadının çocukluk yaşlarında cinsel istismarın bir şekline maruz kaldığını ve bu durumu kimseyle paylaşmadığını gösteriyor. Yine kadınların ve çocukların uğradıkları istismarı gün yüzüne çıkarmaları, bunu anlatabilmeleri sonrasında hak arama mücadelesinde yaşadıkları zorluklar bu vakaların birçoğunun örtülü kalmasına neden oluyor. İstismara uğrayan çocuklar çoğu zaman yaşadıklarını ifade etmekte zorluk çekiyorlar. Ya da suçluluk, korku ve utanma duygusu, şantaj, tehdit çocuğun olayları anlatamamasında etken oluyor.

Peki, sorunun çözümü için ne yapılmalı? Cinsel istismar ve şiddet olaylarının görülmesini azaltmak hatta mümkünse tamamen sıfırlamak için neler yapılmalı?

Bir kısım çocuklar tecavüze uğradığında suçluya hadım cezası verilsin ya da şeriat kanunları uygulanarak kısas yapılsın ve idam edilsin derken uygun gördüğümüz cezanın içeriğinin de şiddete dayandığının farkında mısınız? Sex işçileri öldürüldüğünde transların, hayvanların, göçmenlerin, engellilerin, kadınların, sokakta yaşayan evsizlerin yani toplumun dezavantajlı gruplarının herhangi bir şiddet eylemine maruz kaldıklarında bu şiddet dinamiklerinin birbirinden farklı olmadığını biliyor musunuz? Toplumda son yıllarda şiddet olgusunun artma nedenlerini analiz edebiliyor muyuz? Sanırım bir sorunu çözmek istiyorsak önce durum tespiti yapılmalı.

23:49




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook

Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 2020954
Aktif: 27
Bugün: 74
Dün: 1790

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi