• “Erasmus+ Days 2026: Deneyim Söyleşileri” Programı Yapıldı Iğdır Üniversitesinde “Erasmus+ Days 2026: Deneyim Söyleşileri” Programı Yap...           • Yahya Azeroğlu'dan Murat Akkuş'a teşekkür: Yaşasın kültürel kardeşlik! Aynı Toprağın Gönül Birliği Çerçevesinde Gazeteci Yazar Murat Akkuş'un Kal...           • Türkiye-Azerbaycan kardeşliği vurgusu: 'Günlük tartışmalardan büyüktür' TADDEF’ten Türkiye-Azerbaycan Kardeşliği Vurgusu: “Günlük Tartışmalarda...           • Dünya Gıda Günü: Günümüz ve geleceğin en etkili ve güçlü silahı; Gıda Günümüz ve Geleceğin En Etkili ve En Güçlü Silahı; Gıda… T...           • Iğdırlı Ebubekir Yulu 32 yıl sonra tahliye oldu 32 yıl sonra tahliye oldu: Beton duvarlar bile eriyordu, çürüyordu ama biz eksilm...           • Provokasyon uyarısı yapan İYİ Parti’den Türkiye-Azerbaycan vurgusu Provokasyon uyarısı yapan İYİ Parti’den Türkiye-Azerbaycan kardeşliği vurgusu  ...           • 'Çiftçi kadınlarımızın sosyal güvenceye kavuşturulması öncelikli talebimizdir’ Kadın Çiftçilerimiz; Ailenin, Kırsalın, Aile İşletmelerinin Bel Kemiğidir, Tarımın S...           • Dünya Çiftçi Kadınlar Günü: Bu Toprağın Hikâyesini Kadınlar Yazıyor *Kadın Çiftçinin Bilgi Ve Finansmana Erişimi, Tarımda 1 Trilyon Dolarlık Potansıyeli...           • Caf: Gençler kendi şehirlerinde gelecek kurmakta zorlanıyor (Video) Iğdır İYİ Parti’den sosyal politika vurgusu: “Yoksulluğu yönetmek değil, yok...           • "Yarın sabah haberlerde ‘Ermenistan-Türkiye sınırı açıldı’ yazılabilir” Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Varşova'da katıldığı bir AB forumunda Ermenistan'ın k...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Hun Adet Kardeşleri Sordu
35 İzlenme, 0 Yorum

Devletten Teyit: PKK Çekildi
50 İzlenme, 0 Yorum

Kaçak İçki ve Sigara Yakalandı
62 İzlenme, 0 Yorum

UYUMA! BİLDİR!
66 İzlenme, 0 Yorum

Aliyev: İşlerimize Karışmayın
93 İzlenme, 0 Yorum

Esenkaya Mezrası Su İstiyor!
78 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yeni Parti'de Kongre
86 İzlenme, 0 Yorum

Ağrı Dağı Kuzey Buzulları
93 İzlenme, 0 Yorum

Valla Kanyonunu Gördünüz Mü?
87 İzlenme, 0 Yorum

Temizlik Projesine Destek
85 İzlenme, 0 Yorum

Benim Şehrim, Benim Evim!
92 İzlenme, 0 Yorum

Murat Akkuş'tan İmza Günü
101 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Amedspor Coşkusu
112 İzlenme, 0 Yorum
İstatistikler
Toplam: 4166815
Aktif: 29
Bugün: 3276
Dün: 3450
Facebook

Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili… - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili…

Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |  Tarih: 17 / 08 / 2026 |  Yazı Okunma: 583


Benim suçum Kurt olmak değil, suçum Kürtlüğümü unutmamaktır. Musa ANTER.

Kürtçe bir Hint- Avrupa dilidir.  Dilin kökeni Medçe ve Partça gibi eski kuzeybatı İran dillerine dayanır. Tarihsel süreçte sözlü kültürle, dengbejlikle ve destanlarla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.

Dünya genelinde 50 milyon civarında insan tarafından konuşulan bir dildir Kürtçe. Ancak Ulus-devletler döneminde kurumsal olarak bir yer edememiştir. Kürtçeyi geliştirecek kurumlar olmadığı gibi günlük konuşulması bile yasaklanmıştır.

Kürtçe birkaç kelimeden ibarettir diyenler ve bu nedenle siyaset dili, bilimsel dil olmaz diyenlerin ya tarihten habersizler ya da Kürt düşmanlığı ile akıllarını yitirmişler.

Türkiye de 100 yıldır uygulanan tek dil politikaları, Kürtçe konuşmalara para cezası kesmeler, sosyal ve kültürel etkinlikleri bu gün bile yasaklamalar olurken, İran da 1946 Mahabad Kürt cumhuriyetinin yıkılışı ile başlayan baskılar, Suriye de   uygulanan “Arap kemeri” politikaları, ve Irak ta uygulanan  enfal operasyonları ile hızlanan  zorlu göçler Kürtçeyi de param parça etmiştir. Bu ülkelerde Kürtçeyi geliştirmek için hiçbir kurum oluşturulmadı tam tersi yasakladılar ve yok sayıldılar.

Anadilin yaşaması öncelikle aile içinde mümkündür. Ancak göç ve parçalanma neticesinde Türkçe, Arapça ve Farsça bilmeyen analardan, Kürtçe bilmeyen çocuklar çoğaldı. İşte asimilasyonun en önemli nedeni bu göç ve parçalanmadır.

Fransız devrimi sonrasında ve Ulus- devletlerin ortaya çıkmasıyla tek dil egemen kılındı. Devletler, ortak bir ulusal kimlik oluşturabilmek için tek dili esas aldı. Ancak bu gün bir çok demokratik ülkede bunun tam tersine  bir eğilim vardır, farklı diller ve lehçeler temel insan hakkı olarak kabul ediliyor. Artık Dünyanın birçok yerinde bölgesel dilleri ve anadilleri destekleyen politikalar geliştiriliyor.

Kürtçenin önündeki en önemli sorun, farklı ülkelerde, birbirinden farklı dil politikaları ile kaşı karşıya olmasıdır. Aynı dili konuşan Kürt ulusu farklı alfabeler, farklı eğitim sistemleri ile karşı karşıyadır.

Asimilasyon politikaları sadece insanların konuştuğu dili değiştirmiyor, kültürel hafızayı ve kimlik algısını de etkiler. Özelikle çocukların aile ile olan her türlü bağını etkiler ve zayıflatır.

Bu gün birçok demokratik ülkede çok dilli eğitim vardır. Çocuk kendi anadilini diğer yabancı dilleri daha kolay öğrenir.

Dil sadece iletişim aracı değildir. Toplumun hafızası, kültürü, düşünce biçimi ve dünyayı algılama biçimi de büyük oranda dil ile şekillenir.

Egemen ülkeler, Kürt dilini yok etmek için her türlü baskıya başvurmuşlardır. Bu ülkelerin çabası Kürtçeyi ortada kaldırmaktır. Ancak bütün bu çabalara rağmen Kürtçe ayakta kalmıştır. Aileler çocuklarına ve torunlarına bu çabayı yansıtmalılar.

Özellikle kırsal bölgelerde Kürtçenin günlük yaşamda kullanılması, anne-babaların evde bu dilli sürdürmeleri önemlidir. Dilin korunmasında Kürt kadınının rolü çok önemli olmuştur. Kürt kadını sayesinde Kürt dili korunmuş ve kuşaklar boyu devam etmiştir.

Kürtçe oldukça zengin bir dildir. Sosyal yaşamın hemen her alanında kullanılabilecek güçtedir. Bilim, teknoloji, ekonomi ve siyasette yeni kavramlara ihtiyaç olabilir, bu her dil için geçerlidir. Bu durum terminoloji ve çeviriler ile güçlendirilir.

Dil konuşulduğu, üretildiği ve kuşaklara aktarıldığı sürece yaşayabilir. Toplumun bütün kesimlerinin çabası şarttır. Kürtçenin günlük yaşamda konuşulmaya, yazılmaya ve üretilmeye  ihtiyacı vardır.

Dil konuşulduğu sürece yaşar. Dilli günlük hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

Kürtçe tarih boyunca ciddi biçimde parçalanmış ve olumsuz etkilenmiştir. Baskı görmüş ve asimilasyona uğramıştır. Baskın devletlerin politikaları bu sonucu doğurmuştur. Türkiye de uzun yıllar Kürt dilinin varlığı inkâr edilmiştir. Kürtçenin kamusal alanda kullanılması sınırlandırılmıştır. Tek parti döneminde Kürtçe konuşanlara para cezası bile kesilmiştir.

Yıllar boyunca çeşitli olumsuz söylem ve iftiralara maruz kalması dilin sosyal hayattaki kullanımını olumsuz etkilemiştir.

Köyden kente; siyasette, ekonomide ve her alanda Kürtçe etkin hale getirilmelidir. Bu şekilde Kürt kimliği ve kültürü görünür hale getirilmelidir.

Anaları, Türkçe, Arapça ve Farsça bilmez ama bu anaların çocukları da Kürtçe bilmez.

12:10




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
Reklam Alanı

ads.sepetteknoloji.com/sepetteknoloji-ads.min.js

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi