TÜRKKEP'in Akıllı Mobil Teknolojileri Konuşuldu Karadeniz Bölgesi'nin en kapsamlı iş dünyası buluşmalarından biri olan Samsun B2B Networ...           • TÜRKYED: 40 Bin Gence 40 Bin Çiftlik Projesi Önemli Bir Adımdır Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED)
Genel Başka...           • TARSİM Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde, Erzurum TARSİM Bölge M...           • İl Tarımdan Arazi Etüt Çalışması Iğdır merkeze bağlı Oba Köyü'nde bulunan 109 ada 60 parsel numaralı taşınmaz üzerin...           • İran ayaklanma tehdidine engel olmak için infaz ve işkenceyi uyguluyor' ABD ve İsrail savaşı sürecinde tutsakların tüm haklarının askıya alındığını aktaran İran...           • Yeniden Refah Partili Akkuş: “Savaşın yükünü yine millet taşıyor” Yeniden Refah Partisi Iğdır İl Başkanı Fırat Akkuş, İran–İsrail–ABD hattında artan ger...           • Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı profesyonel boks&oum...           • Iğdır’da Bir İlk: Öğrenciler Sermaye Piyasası Uzmanlarıyla Buluştu Iğdır Üniversitesinde kariyer söyleşileri kapsamında düzenlenen “Sermaye Piya...           • Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanatı! Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanat Yolculuğu! &nbs...           • İl Emniyet Müdürü Turgay'dan Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması Iğdır’da Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması: Emniyet Müd&uum...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Filiz Öğretmenden Tespitler!
54 İzlenme, 0 Yorum

Sınıf öğretmeni isyan etti!
63 İzlenme, 0 Yorum

Eğitimde şiddete tepki
63 İzlenme, 0 Yorum

Sorumsuzluktan Facia Yaşandı!
63 İzlenme, 0 Yorum

Dolandırıcılıkla mücadele!
62 İzlenme, 0 Yorum

DAİB'li Atalar Iğdırda Konuştu
112 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da GES İstemiyoruz!
119 İzlenme, 0 Yorum

M. Emin Çam İçin Acil Çağrı
86 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Soykırımı Tanınmalı
121 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Kara Günün Adıdır
98 İzlenme, 0 Yorum

Kadir Gecesinin Önemi
95 İzlenme, 0 Yorum

Peygamberlerin Ortak Daveti
110 İzlenme, 0 Yorum

2026'nın Newroz Ateşi Yakıldı
119 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 3850610
Aktif: 17
Bugün: 697
Dün: 1973
Reklam Alanı

.

Kürtler ve Uluslaşma Süreci - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Kürtler ve Uluslaşma Süreci

Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |  Tarih: 11 / 02 / 2026 |  Yazı Okunma: 724


“Bir başkasını ezen ulus özgür olamaz”. Karl Marx

“ Vardım,varım, Var olacağım”.  Rosa Luxemburg.

Ulus devletlerin fikri gelişiminde önemli bir isim  Anthony Smith'tir. Smith'in düşünce sistematiğine göre, ulus devlet sadece modernist bir yapı değil, modernist ve pre-modernist(modern öncesi) yapının birikimi sonucu ortaya çıkmıştır.

              Smith'in ulus devletleşme süreci milliyetçilikle içkindir. Smith, ulus devletin oluşumunda tarihi anavatan, ortak mitler ve kolektif hafıza, ortak kültür, halkın meşru hakları ve görevleri ile teritoryal(bölgesel) hareketliliği esas alan ortak ekonomi olmak üzere beş öğenin bulunması gerektiğini ifade etmektedir.

              Bu arada bir ulus, "ortak bir tarihi bölgeyi, ortak mitleri ve tarihi anıları, kitlesel bir kamu kültürünü, ortak bir ekonomiyi ve üyeleri için ortak yasal hak ve görevleri paylaşan adlandırılmış bir nüfustur".

              Alman felsefeci, Hegel'e göre, insanlar uluslaşmayı becerdiği takdirde devlet de kurulmaktadır. Böylece ortaya çıkan söz konusu aşkın yapıyı Hegel, insanlık tarihinin en büyük reformlarından bir tanesi olarak betimlenmektedir.

             Hegel,uluslaşmada coğrafyanın öneminden bahseder.Her ne kadar bu dijital çağda  kısmen de olsa önemini kaybetmiş  olsa da ,coğrafyanın kader olduğunu 600 yıl önce İbni Haldun söylemişti.

             Hegel e göre coğrafya; 1- dağlık bölgeler,hayvancılık yapılır,bu bölgeler aşiret yapılıdır devlet kurumu gelişmez.

2-Ovalar,tarım yapılır,

3-Deniz kıyısı,özgürlüğe açık yerlerdir.

             İklimi çok soğuk ve çok sıcak iklimlerde uygarlık oluşmaz,ılıman iklimlerde uygarlaşma olur.

             Dağlık bölge ,ayırır,ortak dil, kültür ve siyasi birlik zorlaşır.Dünya ile ilişkiler kopuktur.Deniz ile irtibat yoktur.Dünya ticaret yolları ile bağlantı olmaması dış dünya ile ilişkiler zayıftır.

             Jeopolitik durum; Kürt coğrafyası büyük güçlerin, imparatorlukların savaş alanı olmuştur.İstilacı medeniyetlerin gelip geçtiği bir kervansaray olmuştur.Kürt coğrafyası adeta bir savaş ve yıkım alanıdır.

            Kürt halkının uluslaşma konusunda en büyük talihsizliği;Coğrafya,siyasi parçalanmışlık , sosyolojik ve kültürel ayrılmadır.

            Siyasi parçalanmışlık, 1639 da kasr-ı şirin antlaşması ile Kürdistan coğrafyasının ,Osmanlı ile İran arasında bölüşülmesi ile başlar.IV.Murat ,Bağdat seferine giderken,Kürt bey ve şeyhleri ile görüşmek ister,ancak  Kürtler sarhoş diye IV.Murat ile görüşmek istemezler.Bunun üzerine , Bağdat zaferinden sonra padişah birçok Kürt önderini idam eder ve Kürt coğrafyasını ikiye böler.

            Asıl parçalanma,1916 da bir İngiliz ve Fransız görevlileri tarafından Skoys-Pikot antlaşması olarak üçe bölünür.Kürt aşiretleri de bölünmüş oldu.Böylece ,İran,Irak,Suriye ve Türkiye bir de Kızıl Kürdistan olmak üzere beşe bölünmüş oldu.

            Kızıl Kürdistan,1923-1929 yıllarında ,Azerbaycana bağlı Karabağ özerk bölgesinde oluşturulan Kürdistan birimidir.

            Sosyolojik ve Kültürel  parçalanma ile  ortak dil ve kültür engelleniyor.

           Cumhuriyet,doğuya din pompaladı ve aşıladı, mezhep farklılıklarını canlı tutu.Batıya ise milliyetçilik düşüncelerini aşıladı.

           Din bireysel bir inanç olması gerekirken , ulusal kimlikleri bastıran ,Arap kültürünü dayatıp meşrulaştıran bir işlev görmüştür.Bu da Kürtleri kendi tarihi ve kültüründen kopararak “Ummet” diye kimliksiz bir hale getirmiştir. Bunun sonucu içeride ve dışarıda gelen baskılar, verilen acılar kader ve itaat diye Kürt halkına dayatılmıştır.Kürt halkının çektiği trajedilerin temelinde, dinin bir siyasi ideolojiye dönüştürülerek Kürt kimliğini örtmesi yatmaktadır.Bu dini siyasi ideolojiden dolayı Kürtler kendi aralarında  da baskı ve sürgün uygulamışlardır.Bu nedenle Ezidi Kürtler çok acı çekmişlerdir.

          Kürt halkının çektiği acı ve kıyımların temelinde,Selahaddın Eyyubi den bu güne kadar ,Din kimliğini ulusal kimlik üstünde tutması yatmaktadır.

         Orta doğuda, Kürtler için bir Biopolitik inkar her zaman söz konusu olmuştur.Yani ,Kürt yoktur.Türkiye de, kuyruklu dediler,Araplar,Cin soyu dediler.Bu gün ise Kürt var ama bireysel olarak vardır.Egemenlere göre Kürt ulusu, Kürt milleti yoktur ve olamaz.Bu gün Rojava için, terör devleti veya küçük İsrail demeleri bu nedenledir.Bu faşist bir zihniyettir,kendi yetersizliklerini ulus içinde parlatmak ve başka ulusları hor görmek.

        Söz konusu devletler, Kürt halkına senin güvenliğini sağlıyorum,sana iş veriyorum,sosyal imkanlar sağlıyorum, şu şu makamlara geliyorsun diyor, ama yeri geldiğinde dövüyor, öldürüyor,sürüyor ,hapse atıyor ve edilgen hale getiriyor.

      Kürtlerin kimlik arayışı, milliyetçilik akımından önce edebi düzeyde başlamıştır.17.yüzyılda yaşamış olan Ehmed-i Xani , mem u Zin de  Kürtlerin birliğini savunmuş ve bir devlet çatısı altında toplanması görüşünü ileri sürmektedir.Kürtleri birlik olmaya davet etmektedir.

     Ahmed-i Xani nin Kürtlere vasiyeti;

“Ey millete be millet,heta tu nebi millet tu nebi devlet” yani “Ey milletsiz millet,millet olmadan devlet olamazsın”

 Kürt aşiretleri, birbirlerini hiç sevmediler ve geçinemediler. Birbirlerine hiç boyun eğmediler ve birbirlerini hiç sevmediler , ama dışarıdan gelen derebeylere boyun eğdiler.Kürt halkında biz duygusu hep eksik oldu ve ulus duygusu gelişmedi.Osmanlı yıkılırken, kaderini belirlemeye değil halifeliği kurtarmaya çalıştılar.

   Ahmed i Xani’nin ve Gazi Muhammed’in çocukları,artık tarihlerini iyi okudular,acıları,sürgünleri,kıyımları,ihanetleri ve kimliksizliği yaşadıkları topraklardan defetmek için el ele verdiler.

 Önemli olan Kürtlerin bir ulus olarak var olmasıdır.Kaderini belirlemede birlikte eşit koşullarda yaşamak da vardır.Kürtler bulundukları ülkelerde hiçbir yıkıma ve tahribata yol vermeden eşit vatandaş olarak entegre olmalılar.Ancak bu entegrasyon hiçbir zaman asimilasyon olmamalıdır.

 Kolektif haklar için demokratik zeminde gerekli mücadele verilmelidir.

12:13




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi