Yargıtay cezasını onadı: Kürt siyasetçi Mahmut Alınak tutuklandı Kürt siyasetçi, avukat, yazar ve eski milletvekili Mahmut Alınak, "Cumhurbaşkanına hak...           • İl Su Kurulu Toplantısından Önemli Kararlar Su kaynaklarının etkin yönetimi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması adına Iğdı...           • Enflasyon ENAG'a göre yüzde 53, TÜİK'e göre yüzde 32 Enflasyon rakamları açıklandı. ENAG'ın verilerine göre mayıs ayında enflasyon yüz...           • Azerbaycan’dan Ermenistan’a 42 vagonluk dizel yakıt ihracı Azerbaycan’dan Gürcistan üzerinden Ermenistan’a bir kez daha petrol ür&...           • İl Tarım’dan Arazi Etüt Çalışması Iğdır’ın, Tuzluca İlçesi, Sürmeli Köyü’nde bulunan 111 ada 6 par...           • Varlık Barışı düzenlemesi Resmî Gazete’de yayımlandı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, kayıt dışı varlı...           • Tarihi Resepsiyon: Iğdır Üniversitesi 18 Yaşında! Iğdır Üniversitesi kuruluşunun 18. yıl dönümünü, Kurban Bayramı bayramlaş...           • Alican'dan giren Ermeni iş dünyası Kars'ta iş adamalarıyla buluştu TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞME SÜRECİNDE YENİ ADIM Ermeni iş dünyası temsilcileri ...           • 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Derneğinden Rektör Gürel’e Ziyaret 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas G&uum...           • Trafik Kontrolündeki Dördüz Sürprizi 'Maşallah' Dedirtti Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, trafik kontrolünde bayramlaştığı ailenin dördüz &cce...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

CHP: Özgür Özel'in Yanındayız
82 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da 19 Mayıs Coşkusu
103 İzlenme, 0 Yorum

“19 Mayıs” Paneli Düzenlendi
94 İzlenme, 0 Yorum

Vekil Hun: Yaşasın Barış
119 İzlenme, 0 Yorum

Şeker Pancarını Bitirdiler
122 İzlenme, 0 Yorum

Vali: Roja Dayikê piroz be
117 İzlenme, 0 Yorum

Emek Mücadelesi Susturulamaz
116 İzlenme, 0 Yorum

İdir'de Hıdırellez Coşkusu
127 İzlenme, 0 Yorum

Öğrenci Affı Çıkarılmalıdır
132 İzlenme, 0 Yorum

Amedspor Süper Lig'de
135 İzlenme, 0 Yorum

Alagöz, Talha’ya Umut Oldu
156 İzlenme, 0 Yorum

Diş Hekimleri Önlükleri Giydi
146 İzlenme, 0 Yorum

CHP’den 23 Nisan Manifestosu
126 İzlenme, 0 Yorum

Miniklerden Kartal Dansı!
172 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 3923216
Aktif: 15
Bugün: 1582
Dün: 2771
Reklam Alanı

Asatryan: Türkiye ile sınır kapıları açılırsa jeopolitik denge değişir

Prof. Dr. Harnik Asatryan: Türkiye ile sınır kapıları açılırsa jeopolitik denge değişir


"Türkiye'nin parçalanması ve batımızda bir Kürt devletinin kurulması Ermenistan'ın ulusal güvenliği için ciddi bir tehlike olacaktır." Bu sözler Erivan Devlet Üniversitesi İranistika Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harnik Asatryan'a ait.

 

Asatryan bu ve daha birçok çarpıcı cümlesinin yer aldığı sözleri Rusça yayın yapan Ermenistan'ın Sesi (Golos Armenii) isimli gazeteye verdiği röportajda dile getirdi.

 

Söz konusu röportajı Gayane Sarmakeşyan aylar önce gerçekleştirdi. Röportaj güncelliğini koruduğu için Rûdaw Moskova Temsilcisi Kamiz Şeddadi Rûdaw Türkçe için tercüme etti.

 

Kamiz Şeddadi'nin verdiği bilgiye göre Prof. Dr. Harnik Asatryan ünlü bir akademisyen. Ermenistan'da İran uzmanlığı ve Kürt karşıtı görüşleriyle biliniyor. Ermenicenin yanı sıra İngilizce, Rusça ve başka diller bilen Asatryan, özellikle görüşlerini İngilizce ve Rusça yazıyor.

 

Ayrıca Asatryan, Kürt karşıtlığını adeta bir misyon haline getirmiş; bu konudaki görüşlerini neredeyse her platformda dile getiriyor. Bu röportajında da Kürtlerin ayrı bir devlete sahip çıkmasına karşı çıkıyor.

 

Türkiye ve komşularla ilişkilerden, geçmişe takılıp kalmaktan ve diasporanın baskısına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Asatryan'ın sorulan sorulara verdiği cevaplar şöyle:

 

Türkiye ile sınır kapıları açılırsa jeopolitik denge değişir

 

Gayane Sarmakeşyan - Sayın Asatryan, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin düzeltilmesi ve Ermenistan-Türkiye sınırlarının açılması sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Harnik Asatryan - Beklenen gelişmenin Ermenistan dış politikasında büyük bir açılıma neden olacağına inanıyorum. Eğer bu süreç sonuçlanırsa her iki ülke için çok olumlu sonuçlar doğuracaktır. Jeopolitik durumun ve bölgede güç dengelerinin Ermenistan'dan yana değişeceğinden kuşkum yok.

 

Gayane Sarmakeşyan - Ama toplumumuzun bir kesimi ve bazı siyasi çevreler, belgelerin (imzalanan protokollerin — K.Ş.) onaylanmasının fiilen günümüz Türkiye'sinin sınırlarını tanıma ve aynı zamanda Türkiye'ye yönelik toprak iddialarından vazgeçme anlamına geleceğinden büyük endişe duymaktadır.

 

Harnik Asatryan - Ortaya çıkan durumla ilgili endişeler tümüyle anlaşılmaktadır. Bu gerçekten de Ermenistan'a, onun tüm iktidar organlarına ve devlet yönetim sistemine yönelik ciddi bir tehlikedir. Türkiye'nin sınırlarını de facto tanıma konusuna gelince, bu gerçekten de ister istemez Batı Ermenistan'ı tümden kaybetme refleksine yol açabilmektedir. "Ermenistan'ın Sesi" gazetesiyle yaptığım bir röportajımda bu toprakların hâlâ Ermeni ruhuyla soluduğunu söylemiş, hatta Nikolay Adonz'un "Sahibini kaybetmiş Batı Ermenistan toprakları" belirlemesinden bazı örnekler bile vermiştim: "Muhteşem görkemleriyle yüksek zirveleri taçlandıran kültür mirasları: şatolar, kaleler, kilise ve manastırlar tüm kültürel çevresiyle birlikte toza ve toprağa gömülmüş durumda. Fakat onların ruhu hâlâ canlı; harabelerde, geçmişin hâlâ her an yeni bir yaşama atılmaya hazır gölgesi dolaşmaktadır."

 

Batı Ermenistan her zaman millî ideolojimizin, ülkümüzün belirleyici unsuru olmak durumundadır. Fakat millî ülkü, her zaman ülkenin birlikteliği ve bekasına hedeflenmiş gerçekçi bir millî pragmatizmle eşgüdüm içerisinde olmalıdır. Ulusal ülkünün hipertrofisi kaçınılmaz olarak kayıplara neden olur. Öte yandan ulusal ülküden yoksun bir pragmatizm de kimliksizleşmeye mahkûmdur. Devlet politikası söz konusu olduğunda bu dengenin gözetilmesi şarttır.

 

Tarihî Ermeni topraklarındaki etno-demografik durum oldukça karmaşık ve çok yönlüdür. Buradaki etnik ve aşiret antagonizmasını ve merkezkaç eğilimleri dizginleyebilecek tek olgu Türkiye'nin güçlü askerî varlığıdır. Kuşkusuz en azından bu toprakların bir parçasını da olsa geri alabilme ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor. Ciddi bir siyasi iradeyle her şey mümkündür; farz edelim ki Türkiye siyasi ve etnik bir çatışmaya sahne oldu. Bu durumda eğer Ermenistan ciddi bir askerî potansiyele, gelişmiş ekonomiye ve adil bir toplumsal yapıya sahip olursa, hiçbir uluslararası belge tarihî adaletin yerini bulmasının önünde engel olamayacaktır. Fakat bugün Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve bu ülkenin istikrarı Ermenistan'ın çıkarınadır. Öteki tüm durumlarda Türkiye'nin parçalanması ve batımızda bir Kürt devletinin kurulması Ermenistan'ın ulusal güvenliği için ciddi bir tehlike olacaktır.

 

Tarihî topraklarımız üzerinde devlet kurma iddiasında olan etnik unsurun, son 400 yılda masum Ermeni halkına yönelik sonu gelmeyen talan ve kıyımları uygulayan, kutsal mekânlarımızı ve mezarlıklarımızı kirleten ve Batı Ermenistan'ı Ermeni nüfusundan arındıranlar olduğunu unutmamak gerekir.

 

Şu an komşuluğumuzda önemli bir devlet geleneğine sahip ve dünya ile uygarca temasa dayalı ilişki kurmaya çalışan Türkiye bulunmaktadır. Türkiye'nin parçalanması durumundaysa sınırlarımızda aşırı saldırgan ve nasıl davranacağı kesinlikle önceden kestirilemeyen etnik bir afetin bileşiminden oluşan bir devlet peyda olacaktır. Millî ideolojimizin bir unsuru olan Batı Ermenistan'ı kaybettiğimizde, kutsal değerlerimiz olan Ararat, Aktamar, Mıher Kapıları, haçkarlar, Urartu kitabeleri de kaçınılmaz olarak bu yeni devletin sembolleri olacaktır.

 

Günümüz itibarıyla Türkiye'nin toprak bütünlüğünün bizim ulusal çıkarımızla örtüştüğü gerçeğini anlamayanlara, Kürt örgütlerinin programlarına ve dünya kütüphanelerini dolduran sözde bilimsel materyallere şöyle bir göz atmalarını tavsiye ederim. Kaldı ki öngörülen Kürdistan devleti sadece Batı Ermenistan'ı değil, bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti'ni de sınırları içerisine almaktadır. Coğrafi bir terim olarak kabul gören "Ermenistan sıradağları" söz konusu materyallerde "Kürdistan sıradağları" olarak geçmektedir. Kürtler ayrıca Ermenilerin kültürel mirasına da sahip çıkmaktadır. Yayınlarda kaliteli fotoğraflar eşliğinde Ermeni kültür mirası birer Hristiyan Kürtlere ait miras olarak sunulurken, Kürtlerin kendisi ise Urartuların torunları olarak lanse edilmektedir.

 

Türkiye bölünürse aynı gelişmelerin İran'ın Kürt bölgelerinde de yaşanacağını unutmamak gerekiyor. Bir de İran'ın, Ermenistan'ın güney sınırlarına komşu olan Aturpatakan (Azerbaycan - K.Ş.) bölgesinde bağımsız bir Türkçe konuşan devletin kurulma çabaları da göz önünde bulundurulduğunda, oldukça tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalacağımızı görmek zor değildir. Kuşkusuz tarih boyunca ulusal belleğimize kazınan tüm trajedi ve kayıplarımızın nedeni Türklerdir. Kesinlikle Türkleri temize çıkarmak ya da Ermenilere karşı işledikleri cinayetleri aklamak gibi bir niyetim yok. Fakat toplumun ve bazı siyasi çevrelerin, Kürt olgusunun geçmişteki bariz rolünü ve gelecekteki tehlikesini yeterince göremedikleri de açıktır. Tüm bu gerçek tehlikeler göz önünde bulundurulduğunda bölgenin şimdiki haritasının, bugün mümkün olanın en iyisi olduğunu kabul etmek durumundayız.

 

"Kripto Ermeniler" romantik bir konu; esas belirleyici öz bilinçtir

 

Gayane Sarmakeşyan - Ama günümüzde Batı Ermenistan'da yaşayan nüfusun büyük bir çoğunluğunun Ermeni etnisitesinden oluştuğuna yönelik son zamanlarda bol yazı yayınlanmaktadır. Ayrıca sanırım Orta Anadolu'da ikamet eden küçümsenmeyecek sayıdaki Zazalar da Ermeni kökenlidir.

 

Harnik Asatryan - Bu konudaki yazıların çoğu, sadece Türkiye'ye yapılan turistik geziler sonucu edinilen yüzeysel izlenimlerden ibarettir. Kripto Ermeniler, Müslüman Ermeniler, Kürtçe konuşan Ermeniler vb. — bunlar tümüyle romantik konulardır. Herkes kaybedilmiş tarihî vatanda Ermeniliğe ait ufacık bir zerreciğin bile olsa bulunabilmesi için katkı sunmak istemektedir. Gerçekte ise Türkiye'nin doğu bölgelerinde Ermeni bilincini hâlâ koruyan Ermeni etnik unsuru oldukça düşük orandadır. Hatta hâlâ kendi Ermenice lehçesini (diyalektini) korumakta olan Hemşin Ermenileri bile Ermeni kimliğinden oldukça uzaktır. Sayıları 5 milyona yakın Zazalara gelince, buradaki tablo bambaşkadır. Bilindiği üzere üniversitemizin İranistika bölümünün Zazalara yönelik araştırmaları dünyada kabul görmektedir. (…) Kan ve genetik kökenler kesinlikle etnik kimliğin göstergeleri değildir. Temel etnik gösterge öz bilinçtir. (Rudaw)

10:48

Haber tarihi: 01 / 06 / 2026
Haber Okunma: 231
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Vali'den Nene Hatun Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ziyaret
Sonraki: Trump’tan Paşinyan’a tam destek




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi