20 Yaş Altı Lisanslı Sporcular İçin Sokağa Çıkma Ve Seyahat Muafiyeti 20 Yaş Altı Lisanslı Sporcuların Belirli Saatlerde Sokağa Çıkma Ve Seyahat Kısıtlamaları Mu...           • Vali H. Engin Sarıibrahim Covid-19’a Yakalandı Covid-19’a yakalanan Iğdır Valisi H. Engin Sarıibrahim, Yazılı basın açıklaması yaptı...           • Ak Parti İl Kadın Kolları: Kadına Karşı Şiddet Turuncu Çizgimdir "Kadına karşı şiddet turuncu çizgimdir.” diyen AK Parti Iğdır İl Kadın Kolları Başkan...           • Vali Sarıibrahim'den İsabetli Bir Karar: Valilik Logosu Değiştirildi Iğdır Valiliğinin resmi logosu değişti ve yeni logo kullanılmaya başlandı. Iğdır, 1992 yılında il...           • Memur-Sen: Şiddet Virüsünün Aşısı Örgütlü Mücadeledir Memur-Sen’e bağlı kadın komisyonları tarafından ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ulu...           • Koronavirüsü Hafif Geçirmek İçin 10 Öneri Koronavirüse Karşı Bağışıklığı Güçlendiren 10 Öneri      &nbs...           • CHP Kadın Kolları: 25 Kasım 2020 ‘’Kadına Şiddet Politiktir’’ 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü ...           • Anadolu Vakfı’nın ‘Değerli Öğretmenim Projesi’ 53. İle Ulaştı Anadolu Vakfı’nın Değerli Öğretmenim Projesi Öğretmenler Günü’nde ...           • Engelli Ve Eski Hükümlü Proje Başvuruları Başladı İŞKUR Kendi işini Kurmak isteyen Engelli ve Eski Hükümlülere yönelik 2021 yılı...           • İl Emniyet Müdüründen 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı Öğretmenlik insanlık tarihi kadar eski, eski olduğu kadar da önemli bir meslektir. Bir t...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Iğdır Tanıtım Videosu
1696 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
2120 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
1884 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
1709 İzlenme, 0 Yorum

Çözüm Sürecine Dövmeli Destek
1973 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
1714 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
1761 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
1947 İzlenme, 0 Yorum

Yüksel Babal Nice Yıllara
1756 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
1964 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
1976 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
1883 İzlenme, 0 Yorum

Çille Neçe
1696 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
1805 İzlenme, 0 Yorum

Bî Kurdi İdîr
1753 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

O Sırrı Öğrenemedi..! - Murat AKKUŞ

O Sırrı Öğrenemedi..!

Yazar: Murat AKKUŞ |  Tarih: 15 / 10 / 2020 |  Yazı Okunma: 350


Temmuz ayının sıcaklığında İstanbul Ümraniye’de camiinin çeşmesinde başımı serinliyordum. Derken telefonum çaldı. Zil sesi Şivan Perwer’in “Delale delale” şarkısıydı. Bankta oturan yaşlı amca

- Nerelisin evladım

- Iğdırlıyım amca, sen?

- Bende Doğubayazıtlıyım.

- Kürt’sün değil mi? (Telefonu işaret ederek. Zil sesi Kürtçe çalmıştı)

- Evet, Kürdüm.

- Ne iş yapıyorsun

- Gazeteciyim

Derken, bende banka oturdum. Sohbete devam ettik. Tanıştık, Adımı söyledim. Onu sorunca;

- Ben hem varım hem de yokum yeğenim.

- Anlamadım amca nasıl yani?

- Bak yeğenim benim hayat hikâyem tam gazetelik. Sana anlatacağım ama ben öldükten sonra yazacağına söz ver?

Merakla “Tamam amca söz, buyur anlat” dedim.

Amca, derin bir of çekerek başladı söze; Ben memlekette hali vakti yerinde bir ailenin genci idim. Ailem gibi önde gelen bir ailenin kızı olan Zozan ile devasa bir aşk yaşıyorduk. Fakat ailesi kızı bana vermek istemiyordu. Zozan ile anlaştık. Kaçmaktan başka çare yoktu. Ve bir gün Zozan’ı atımın terkisine alıp İran sınırına doğru kaçtık. Sınıra gelince kaçakçılardan öğrendiğimiz kadarıyla İran askerlerinin sabaha doğru uyuduğunu, sabah saatlerinde sınırı geçeriz dedik. Sınıra yakın bir yerde durduk. Yanımızda getirdiğimiz azıktan yedik, sudan içtik. Mesut bir şekilde koklaşırken, bir atlı uzaktan belirdi ve bizim yanımıza geldi. Selam, aleyküm selam konuştuk.

"Sevdiğim kızdır birlikte kaçtık İran geçeceğiz. Büyükler araya girip barış sağlanınca döneriz. Şimdi kızın ailesi peşimizde. Yakalasalar ikimizi de öldüreler.” Şeklinde sohbet sürdü.

Adam da “Bende İran’a geçeceğim. Ticaret amaçlı gelip gidiyorum. Geçiş yollarını iyi biliyorum. Sabaha karşı birlikte geçeriz. Size yardımcı olurum” dedi.

Benden yaşça da büyük olan adam ile sohbet ederken karanlık bastı. Adam uzaklaştı. Bir kayanın dibine doğru uzandı. Sadece ayakları görünüyordu. Uzaktan ancak seçebiliyordum.

Bizde İlerleyen saatlerde deliler gibi sevdiğim tarifsiz bir aşk ile sevdalandığım Zozan ile birbirimize sarılıp uyuduk.

Sabah uyandığımda ise yanımda ne Zozan vardı ne de o adam! Karmakarışık hislere kapıldım. Acaba, Zozan’ı peşimizdeki akrabalarımı gelip aldılar? Kendi pişman olup mu beni bırakıp gitti? Yoksa Zozan o adam ile mi gitti?

Biraz bocaladıktan sonra aileme dönmeye karar verdim. Gelince de herkes “Sen neredesin. Kızı ne yaptın. Birbirimizi öldüreceğiz.” Şeklinde sorularla karşılaşınca durumu anlattım.

Ailem “kızın ailesi bize inanmaz. Sen hemen hiç kimseye görünmeden İstanbul’a kaç. Biz senin de kaybolduğunu, bizim oğlumuzu siz yok ettiniz diye dava göreceğiz. Sen sakın ortalıkta görünme. Biz kızı da bu arada araştıracağız” dediler.

Ve ben gizlice Iğdır’a gelip otobüse binerek İstanbul’a gittim. Aile de dava göremedi. Çünkü bende Zozan’da kayıptık. Hatta benim ailem daha baskın çıkarak kızınızı da oğlumuzu siz öldürdünüz.” Diyerek dava gördüler.

Ben ise yıllarca İstanbul’da hem saklanıp hem de çeşitli işlerde çalışarak yaşama tutundum. O korkunç bilinmezlik bir an bile aklımdan çıkmıyordu. Ama Zozan’ın izi de bir türlü bulunamıyordu. Acaba Zozan’a ne oldu. O adam ile mi gitti? Bu gizem beni yedi bitirdi. Adam ile gitti ise neden? Hani biz birbirimizi için yaşıyorduk. Ne olmuştu o ölümü göze aldığımız kara sevdaya...

Tam 9 yıl sonra amcamın oğlundan haber aldım. Zozan’ın izini bulmuştu.  O İranlı ile kaçmış. Onunla evlenmiş ve iki tanede çocukları olmuş. “İster gel intikamını al, istersen de Allah’a havale et unut gitsin amcaoğlu” diye bitirmişti son sözlerini...

Aynı gün yola çıkıp Bazide gittim. Sınırı iyi bilen Zozan’ın yaşadığı yeri bulan amcaoğlum ile avcı bir akrabamı da yanıma alarak silahlanıp İran’a geçtik. Giderken hala Zozan’a karşı içim ürperiyordu. Bir yandan da neden bana bunu yaptı? Bu sırrın sebebini öğrenmek için içim içimi kemiriyordu. İntikam alevleri başımı yakıyordu.

Kendi kendime “Önce bana neden bunu yaptığını sorup sonra vuracağım” diyordum. Bir taraftan da “Konuşursam vuramam. Elim gitmez” diye düşünüyordum. Derken yaşadıkları köye vardık. Evleri diğer evlerden çok uzaktaydı. Amcaoğlum “Bak amcaoğlu hemen vurmak yok. Esir alıp ellerini bağlayıp konuşturacağız. Sonra kararını veririsin” diyordu hep… 

Silahlarımızı çektik, pencere ve kapıyı tuttuk. Kapıya vurmaya başladım. “Kim o?” Demeden Kapıyı Zozan açtı.  Beni görünce gözleri fal taşı gibi dehşetle açıldı ve dondu kaldı. Dayanamayıp Zozan’ı alnından vurdum. Peşinden adam ne oluyor diye baktı onu da vurdum. Sonra ikisine de vurdum vurdum vurdum. Arkadan avcı akrabam tuttu beni.

- Yeter ateş etme öldüler. Köy başımıza dökülecek. Hani öldürmeyip konuşturacaktın. Ne yaptın? Dedi.

Ve biz atlarımıza binip sınıra doğru yol alırken öfkeme yenik düşmüş yıllardır beni yiyip bitiren o sırrı öğrenemeden dönüyordum. Günlerce ilk günlerimden beter acılar çektim. Öfkeme öfkeleniyor. Bana neden bu ihaneti yaptığını öğrenmeyişim beni yiyip bitiriyor. Neden yaptı? Nasıl oldu? O adam kimdi? Onunla kaçmak için mi beni kullandı? Onun sırrını öğrenemeden ölüp gideceğime yanıyorum hep.

Gözleri dolan yaşlı adam son sözlerini şöyle bitirdi; Baştan dedim ya hem varım hem de yokum diye. Memlekette çoğu beni ölü bilir çok azı da sağ. Gerçekte ise yaşayan bir ölü gibiyim gazeteci yeğenim. Benim hikâye mi ben ölünce yaz olur mu?

Yüzü yaşanmışlıklarla dolu o insan yaşamıyor artık...

Not: Şimdi siz değerli okurlarıma soruyorum. Orada ne yaşanmış olabilir? Öncesi var mıdır acaba? Zozan neden Mîraz’ı bırakmış olabilir? İhanetin sebebi ne olabilir? O öğrenilemeyen sır üzerine Yorum ve tahminlerinizi yazarsanız sevinirim...




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları


Bu içeriğe yapılan yorumlar (1 Yorum)


1 - Mehmet Polat 16/10/2020

Ben iki ihtimal üzerinde düşünüyorum. 1) Bence Zozanın sevgilisi yalan söylüyor seninle kafa bulmuş.Çünkü o korkuyla, o heycanla beş yıldızlı otelde uyur gibi insan derin uykuya dalmaz. 2)Eğer doğruysa,adam Zozana silah çekmiş. Zozanda sevgilisine bir şey olmasın diye,korkmuş adamla kaçmış...


İlk - < Önceki [1]  Sonraki> - Son


Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 1760934
Aktif: 20
Bugün: 483
Dün: 1243

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi