Iğdır Üniversitesi Bünyesindeki Dört Bölüm Öğrenci Alımına Başlayacak Iğdır Üniversitesi Rektörlüğünün teklifi ve Yükseköğretim Kurul...           • Aralık İlçesine Lavanta Bahçesi Kuruldu İl Tarım Ve Orman Müdürlüğünce 15 Temmuz Şehit Ve Gazileri Anısına Lavanta Bah...           • Iğdır’da Bir Aile Yıkılmakta Olan Evde Yaşam Savaşı Veriyor..! Daha önce haberini yaptığımız Özgür mahallesindeki ve Mürşitali köyü...           • Eğitim-Bir-Sen Iğdır Şubesinden Radikal Karar “Sigarayı bırak hayatı bırakma.” Eğitim-Bir-Sen Iğdır Şubesi Corona virüs sü...           • İran Destekli Terörist Gruplar İslam Halife'sinin Mezarını Boşalttı Suriye'de Esed rejimi saflarında yer alan İran destekli terörist gruplar, İslam Halifelerinde...           • Yaza Girmeden Son 5 Kilo Nasıl Verilir? Güzel giden bir diyette en kritik dönem son 5 kilonun verilme sürecidir. Peki bu so...           • Koronaya Karşı Normalleşme Planı Takvimi Yayınlandı Koronaya karşı Normalleşme Takvimi Planı yayımlandı. Planda sosyal hayattan ekonomiye, spordan eği...           • Işık: Seçimle Alamadıklarını Kayyımla Gasp Ettiler Görevden alınarak yerine kayyım atanan Siirt Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Helen Işık, AKP&rsq...           • İran: Türkiye Boru Hattını Tamir Ettirmek İstemiyor İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, Türkiye'nin mart ayındaki bir patlamada hasar gö...           • Ayşe Gölçek: Sağlık Çalışanları Bu Bayramda Buruk Kaldı Şehit Gazi Sen Sağlık İl Başkanı Ayşe Gölçek, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayı...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1617119
Aktif: 44
Bugün: 1724
Dün: 2646
Son Videolar

Yüksel Babal Nice Yıllara
97 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Videosu
588 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
414 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
626 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
568 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
478 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Filmi
435 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
503 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
452 İzlenme, 0 Yorum

Çille Neçe
483 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Nevroz
448 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
412 İzlenme, 0 Yorum

Bî Kurdi İdîr
474 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
442 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
485 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Dijital Çılgınlık Ve Korona - Prof. Dr. Ahmet ÖZER

Dijital Çılgınlık Ve Korona

Yazar: Prof. Dr. Ahmet ÖZER |  Tarih: 30 / 03 / 2020 |  Yazı Okunma: 135


Bu meselenin bir kaç boyutu var: Bir, yapay zeka dijitalleşme boyutu var; iki, küresel kurum(lar)ve çözüm(ler) boyutu var; üçüncü olarak, bir de ulus devlet ile vatandaşın bundan sonraki ilişkileri boyutu var. Tabi bütün bunların bir de sosyo ekonomik boyutu söz konusu ki diğerlerini şekillendiren de bu boyuttur diyebiliriz.


Uzunca bir süredir teknolojik gelişmeler sonucu dijital bir dünya oluşturulmaya çalışılıyor. Yeni bir insan tipi ve yeni bir düzen oluşturma konusunda yapılan çalışmaların ulaştığı noktaları hep birlikte izliyoruz. Bu dünyanın baş aktörleri yapay zeka, algoritmalar ve küçük bir profesyonel uzmanlar grubu.


Endüstri 4.0, sigborglar, makineleri yapan makinalar, akıllı robotlar vs. Öyle ki insanlar giderek biraz robotlaşmaya robotlar da “insanlaşmaya” başladı. İnternetin devreye girmesi daha yarım asrı bulmadı ve bütün bunlar yaşandı. Evet bunlar, sadece son yirmi otuz yılın varyeteleri, 20-30 yıl sonrasını ve gerisini varın siz düşünün.


Artık fabrikada üretim yapan robotlar klasik hale geldi. Şimdiden sürücüsüz otomobiller, ameliyat yapan robotlar, kayıt tutan makinalar, şirketleri ve piyasaları yöneten algoritmalar devrede.


Şimdi sorunun esas noktası şu:


Bir çok sektörde algoritmik makinalar tarafından yapılacak ve yürütülecek işler bir anda milyonlarca insanı işsiz bırakacak ve gereksiz hale getirecek. Bir örnek verecek olursak; bir merkezden yapay zekalı makinalar tarafından işletilecek sürücüsüz otomobiller sayesinde bir anda milyonlarca şöför işsiz kalacak. Bu durum muhasebe, mahkeme, beslenme ve eğlence sektörü gibi hizmet veren yerler için de geçerli. Hinterlant her geçen gün genişleyecek.


Hal böyle olunca burada iki alternatifli bir senaryo söz konusu olabilir. Fazla (onlara göre gereksiz) nüfusun imhası ya da yaşatılması. İmhanın silahlarının biyolojik olacağını söylemek kehanet olmaz.

Yaşatılması söz konusu olursa o zaman da beslenme, barınma gibi ihtiyaçların nasıl karşılanacağı söz konusu. Bu noktada yapay zeka ile birlikte yapay besin, zaten yapay olan ilaç sanayi ve yapay yaşam habitatların oluşturulması söz konusu.


Aslında dünyanın biyolojik salgınlarla karşılaşacağı, büyük kayıplar yaşayacağı beş on yıl önceden küresel kurumların başındaki kişiler tarafından söylene geliyordu. Peki bunu öngören küresel şirket ve aktörler neden buna dair küresel kurumlar oluşturmadılar, bu gün gösterilemeyen küresel dayanışmanın alt yapısını oluşturmadılar?


Yoksa amaç birinci senaryonun test edilmesi mi? Değilse, şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, sermayenin serbest dolaşımı ve karlılığı için oluşturulan ulusüstü kurumlar ve uluslararası dayanışma burda gösterilemedi.


İkinci esas nokta da şu:


İş kitlelerin sağlığı olunca Küresel kurumlar bir işe yaramadığı gibi küresel çözümler de üretilmedi.
Oysa böyle bir süreçte insanlığın en ihtiyaç duyduğu unsurlar, küresel kurumlar, küresel çözümler ve küresel dayanışma ve işbirliği idi. Bu yapılamadı ya da yapılmadı.


Yapılamadıysa binlerce yıllık birikimin ulaştığı noktada ulus üstü kurumların bir işe yaramadığı, ihtiyaç anında işlevsiz kaldıkları ortaya çıkmış oldu.


Yapılmadıysa o zaman da bu, bilinçli bir tasarrufa işaret eder ki bu da bizi ikinci bir soruya götürür: “Bundan sonraki dünya nasıl olacak?” sorusuna. Daha doğrusu devletle vatandaş ilişkisine; Küresel sermaye ile ulus devlet ilişki ve çelişkisine.


Üçüncü esas nokta:


İsrailli tarihçi ve sosyolog Hararri bu noktada şöyle bir soru soruyor: Bundan sonra gözetleyici devlet mi, güçlü vatandaş mı; ulusal izolasyon mu, küresel dayanışma mı gelişecek? Bu soruya şimdiden net bir yanıt vermemekle birlikte benim kanaatim bundan sonraki dünyada takip, denetleme, gözetleme, kontrol ve yönlendirme gibi unsurlar öne çıkacak. Ceberut devlet karşısında sesi çıkmayan/çıkamayan zavallı vatandaş isteniyor. Devletin küçültülmesi, hizmet veren aygıt olması gibi liberal söylemler lafta kalacak. İşler “insanın devleti” yerine, “devletin insanı” yönünde seyredecek, yeni yönetim biçimleri de buna göre şekillenecek.


Peki sonra ne olacak?


Eğer küresel bir dayanışma olacaksa da vatandaşın değil, bu unsurların güçlendirilmesi yönünde bir dayanışma ve işbirliği şeklinde olacak. Bu da bizi daha özgürlükçü rejimlere değil, daha otoriter rejimlere götürecek. Birinci sonuç bu olabilir.


Bu türden pandemiler ve biyolojik tehdit senaryoları ile insanlar hizaya getirilecek. Umutsuzluk aşılamak istemem ama ufukta bizi bekleyen realite bu...


Belirtmem gerekir ki, Barışçı, özgürlükçü ve eşitlikçi bir dünya başka bir bahara kalacak gibi. Ama bu bizim bu değerler uğruna mücadeleyi bırakmamızı gerektirmez.


Bu konuda son sözüm şu: Bundan sonra her yönden radikal bir değişimin yaşanacağı muhakkak. Ama bu değişimin niteliği, yönü ve hızlı bize bağlı. Egemenlerin bizi ölümden tutup sıtmaya razı etmelerine rıza göstermemeliyiz.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi