Iğdır Üniversitesi Hayvan Hastanesine DAP’tan Destek Erzurum DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından, Iğdır Üniversitesi Hayvan Hast...           • Iğdır Meslek Yüksekokulu Tanıtım Günleri Başladı Iğdır’daki lise öğrencilerine yönelik “Iğdır Meslek Yüksekokulu Tanıtım...           • Aralık İlçesinde Dr. Kum, Eczacı Toksöz Öğrencilere Kitap Dağıttı Yazar Dr.Mehmet Kum’un başlattığı okullara kitap yardımı ve masal okuma projesi devam ediyor...           • Ziraat Fakültesi Dekanlığına Prof. Dr. Sulhattin Yaşar Atandı Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde 10 aydır Dekan Vekili olarak görev ya...           • Bakan Fakıbaba’dan İl Müdürümüz Özkan Yolcu’ya Plaket Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 23.05.2018 günü Ankara’da ger&ccedi...           • Başkan Yikit “Iğdır’da Kayısı Festivali Yapılacak” Iğdır belediye başkanı Murat Yikit, ramazanlık nedeniyle basın mensuplarıyla iftar yemeğinde buluş...           • Saadet Partisinin Seçim Büroları Çalışmalarını Hızlandırdı Saadet Partisi Iğdır İl teşkilatı il genelinde seçim bürolarını faaliyete geçir...           • Başkan Yikit Iğdır Basını İle İftar Yemeğinde Bir Araya Geldi Iğdır Belediye Başkanı Murat Yikit, gazeteciler ve basın mensupları ile iftar yemeğinde bir araya ...           • Gündüz Güneş: Tek Adamla Değil, Demokrasi İle Ülkemizi Yöneteceğiz İYİ Parti Iğdır Milletvekili adayı Gündüz GÜNEŞ, önümüzdeki milletve...           • Öğretim Görevlisi Ağabeyinin Anısına Kampüse Çeşme Yaptırdı Iğdır Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Öğr. G...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 847465
Aktif: 10
Bugün: 1040
Dün: 1108
REKLAMLAR

 

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
946 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
1726 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
1431 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
1773 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
1596 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
2228 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
562 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
1036 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
361 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
939 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
577 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
460 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
1103 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
1511 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
1209 İzlenme, 0 Yorum

BANA SEVMEYİ ANLAT! - Ayhan ONGUN

BANA SEVMEYİ ANLAT!

Yazar: Ayhan ONGUN |  Tarih: 14 / 02 / 2018 |  Yazı Okunma: 197


Çukurova’nın bereketli topraklarında özlemişim turunç kokularını

Duvara yaslayıp sırtını, şubatın ortasında güneş ısıtır ya kemiklerini;

Dalarsın uzaklara, elinde bir tas su, sessizlik sesin, uzaktan geçen trenin sesi umudun, bir başına, yalnız ve sen olursun.

Çok zaman oldu ben olmayalı!

Şimdi Adana da kış ortasında baharı yaşarken, çocukluk yıllarıma döndüm.

Köydeki evin ilerinde bağ içinde bir incir ağacı, gölgesinde minderi atıp uyumak, yaz günleri, ikindi vakti. Ne elektrik, ne telefon, ne televizyon, yalnızca evde çocuklar ulaşamasın diye duvara monte edilmiş bir transistörlü radyo, tüm dünyayla bağlarımızı kuran.

Aya gönderilen uyduyu ne heyecanla dinlemiştik radyodan, ne büyük bir değişiklikti bizim için. İşte o zaman rahmetli amcam, gün gelecek bütün bunları bir kutunun içinde görüntülü olarak izleyeceğiz dediğinde nasıl da gülmüştük çocuklar, ağız dolusu.

Şimdi gerçekten izliyoruz, hem de an be an, canlı maç yayını gibi savaşları……

Orta doğunun petrolleri için okyanuslar ötesinden gelen asker ve silahların nasıl çocukları vurduğunu! Nasıl şehirlerin tüm tarihi ve doğal değerleriyle birlikte yerle bir olduğunu! Ve nasıl gözümüzün içine baka baka yalanlar söyletip, bu dünyayı cehenneme çevirdiklerini.

Oysa ben Adana’nın bu gizemli ve sıcak ortamında kendime gelmek istiyordum. Yeniden ben olmak, geleceğe ilişkin umutlarımı yeşertmek, eski anılarımı tazelemek, sağlık sorunlarımı unutup, yeniden ve yeni bir heyecanla yaşama sarılmak.

Bir arkadaşım, mesaj atmış, hep iç karartıcı şeyler yazıyorsun, biraz sevgiyi anlat, sevmeyi, aşkı, mutluluğu anlat demiş.

Oturdum bilgisayarın başına; “ha gayret” dedim, en azından denemelisin.

Aksi ya, bugün Salı ve mecliste grup konuşmaları var.

Yine liderler birbirlerine en ağır hakaretleri sıralıyor, sanki bir daha hiç karşılaşmayacaklarmış gibi,  san ki, aynı ülkede yaşamayacak, mecliste aynı sıralarda oturmayacakmış gibi ağza alınmayacak sözlerle sözüm ona siyaset yapıyorlar.

Siyasetin böylesine kirlendiği, siyaset yapanların, böylesine düşmanca davrandığı bir ülkede ben sana sevmeyi nasıl anlatayım!

Onlar gibi ikiyüzlü olmadan, yalanlar söylemeden nasıl dayanılır bu kahrolasıca dünyanın sıkıntılarına?

Dünyanın bir ucundan gelip, sözüm ona demokrasi getireceğiz diye milyonlarca insanın yaşamını alt üst eden, binlerce masum insanı acımasızca katleden bu kan emiciler varken; söyle gülüm, ben sana nasıl sevmeyi anlatayım?

Hayat, ne dizilerdeki gibi romantik, ne şarkılardaki gibi sevecen!

Hayat çok acımasız gülüm, insanı öylesine derinden vuruyor ki, inan savaşlarda atılan roketlerden daha çok parçalıyor yüreğini!

Yardım kamyonundan dağıtılan yiyeceğe saldıran benzi soluk kadınlar gibi, çamurlar içerisinde yalın ayak anasının getireceği bir lokma yiyeceği bekleyen çocukların gözlerindeki çaresizlik gibi saplanıyor, insanın yüreğine!

Nasıl dayansın bu yürek, bu acılara ve nasıl anlatsın sana sevmeyi be gülüm!

Hani “sözün bitiği yer” derler ya!

Göz pınarlarında kuruyan yaşları, acıdan ve soğuktan ve de gıdasızlıktan kavrulmuş yanakları, ta! gözlerinin derinliklerindeki o hüznü gördüğünde, işte sözün ve de sevmenin bittiği yer diyorsun.

Yüreğinin ta! orta yerine koca bir taş gibi oturan acı, akıtamadığın gözyaşları, söyleyemediklerin, yapamadıkların, yetemediklerin, seni öylesine bir kıskaca alıyor ki; biriken öfkeni, içinden atamadığın nefreti nasıl sevgi sözcüklerine dönüştürebilirsin?

Sevmeyi anlatamadım belki çocuk, ben sana umudu anlatayım hiç değilse.

Bir gün gelip, ülkene yeniden döneceğin günlerin hayalini; kalmışsa eğer, ellerinden öpeceğin büyüklerini, onların seni nasıl hasretle ve merakla beklediklerini anlatayım.

Döndüğünde orada da yine evsiz, yine işsiz, yine zor günlerin seni beklediğini bile bile, barışın öyle bugünden yarına gelmeyeceğini göre göre, sana yalan değil ama güzel bir düş anlatabilirim çocuk.

Ama benden “sevmeyi anlatmamı”! isteme!

Sen bilmezsin çocuk, sen anlamazsın gülüm, sevmeyi biz öğrenemedik ki, sana nasıl anlatalım!

Bizi de hep kin ve nefret sözcükleriyle büyüttüler. Bizi de vurgun yemiş gibi ordan oraya savurdular.

O yüzden mahzun bakışlı çocuk, bizlerde bilmeyiz sevmeyi, sevgimizi gösterebilmeyi.

İşte bu yüzden benden sevmeyi anlatmamı isteme. Sevmeden, sevilmeden, anlatılmıyor sevmek.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Twitter
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Biz Sizi Arayalım
Ad, Soyad:
Telefon:
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi