Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı profesyonel boks&oum...           • Iğdır’da Bir İlk: Öğrenciler Sermaye Piyasası Uzmanlarıyla Buluştu Iğdır Üniversitesinde kariyer söyleşileri kapsamında düzenlenen “Sermaye Piya...           • Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanatı! Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanat Yolculuğu! &nbs...           • İl Emniyet Müdürü Turgay'dan Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması Iğdır’da Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması: Emniyet Müd&uum...           • Emek ve Demokrasi Platformu’ndan eğitimde şiddete tepki (video) Eğitimde şiddete tepki gösteren Emek ve Demokrasi Platformu’ndan iş bırakma &ccedi...           • Adem Turaç: Siverek’teki Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin An...           • Iğdır Türk Eğitim-Sen'den okullardaki şiddete karşı çağrı Türk Eğitim-Sen Iğdır İl başkanlığı Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan...           • Iğdır Eğitim-Sen'den OKULLARDA ŞİDDETE HAYIR! Açıklaması Iğdır Eğitim Sen, İl Milli Eğitim Müdürülüğü önünde Şanlıurfa&r...           • Dolandırıcılıkla mücadelede en büyük güç dikkat ve işbirliğidir (video) Dolandırıcılıkla mücadelede en büyük güç; sizin dikkatiniz ve emniyet t...           • Küllük Köyü Öğrencileri Biyoteknoloji Laboratuvarıyla Buluştu Iğdır merkeze bağlı Küllük Köyü Ortaokulu öğrencileri Ziraat Fakülte...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Filiz Öğretmenden Tespitler!
38 İzlenme, 0 Yorum

Sınıf öğretmeni isyan etti!
44 İzlenme, 0 Yorum

Eğitimde şiddete tepki
47 İzlenme, 0 Yorum

Sorumsuzluktan Facia Yaşandı!
51 İzlenme, 0 Yorum

Dolandırıcılıkla mücadele!
49 İzlenme, 0 Yorum

DAİB'li Atalar Iğdırda Konuştu
107 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da GES İstemiyoruz!
115 İzlenme, 0 Yorum

M. Emin Çam İçin Acil Çağrı
83 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Soykırımı Tanınmalı
117 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Kara Günün Adıdır
96 İzlenme, 0 Yorum

Kadir Gecesinin Önemi
91 İzlenme, 0 Yorum

Peygamberlerin Ortak Daveti
108 İzlenme, 0 Yorum

2026'nın Newroz Ateşi Yakıldı
115 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 3848047
Aktif: 22
Bugün: 1798
Dün: 1889
Reklam Alanı

.

ABD-İran Savaşı: Dış Tehdit Karşısında Üç Kırılma Noktası - Zeki SARIHAN

ABD-İran Savaşı: Dış Tehdit Karşısında Üç Kırılma Noktası

Yazar: Zeki SARIHAN |  Tarih: 03 / 03 / 2026 |  Yazı Okunma: 288


Amerika Birleşik Devletleri, İran’a beklenen ikinci saldırısını 28 Şubat Cumartesi günü başlattı. ABD, İran’daki muhalifleri yönetime karşı harekete geçirerek emperyalizme teslim olmuş bir yönetime bel bağlamış bulunuyor.

 

Kendi ülkesinin yöneticilerinden illallah deyip kurtuluşunu bir dış müdahale ile yönetim değişikliğinde görme, tarih boyunca karşılaşılan bir durum olmuştur. Dışardaki heveskârların niyetini kursaklarında bırakacak olan iç cephenin birliğidir.

 

Osmanlıların Bizans topraklarında ve Balkanlarda kolayca ilerleyişini, halkın Ağır vergiler altında ezilmesi ve Osmanlı istilasını gönüllü olarak kabul ettiği yolunda iddialar vardır. Osmanlı Devletinin Sünni bir yönetim olması nedeniyle Anadolu Alevilerinin İran devleti tarafına geçmesi ve Pir Sultan Abdal’ın şiirinde olduğu gibi “Şah” hayranlığı iç cephenin niteliği konusunda ders vericidir.

 

Aşağıda açıklayacağımız konularda Türkiye tarihi zengin deneyimlerle doludur. Almanlara, İngilizlere, Amerikalılara, hatta Ruslara dayanarak iktidar olma ve iktidarı sürdürme konusunda birçok örnek verilebilir. Bunların hiçbiri, sahiplerinin yüzünü ak çıkarmamıştır.

 

Dış saldırılara karşı bağımsızlığın ve ülke bütünlüğünün korunmasını tehlikeye sokan üç büyük engel vardır ve bunların üçü de Türkiye için de günceldir.

 

1. Mezhepçilik: Tarih boyunca birçok yerde yaşanmıştır. Devlet, bir din veya mezhebe göre biçimlenince, ülkede yaşayan öteki din ve mezheplerden insanlar kendilerini dışlanmış ve koruyucusuz hissederler. Kurtulmak için başka bir dış kuvvetin müdahalesine bel bağlayabilirler. Osmanlı Devleti, bundan çok sıkıntılar çekmiş,

 

Müslüman olmayan unsurlar, dışarıdan verilen desteklerle de tek tek imparatorluktan ayrılmışlar, içeride kalan bazı unsurlar da tehcir gibi felaketlere uğramışlardır.

 

Devletin ve toplumun bu tehlikeden kurtulması niçin tek çözüm laikliktir. Laiklik, devletin din işlerini yurttaşın kendisine bırakması, dinler ve mezhepler arasında ayırım yapmamasıdır. Türkiye’nin bugünkü yönetimi, ne yazık ki bunu anlamamakta inat ediyor. Devleti İslamiyet’in Hanefi Mezhebinin kurallarına göre yapılandırmak ve yurttaşların da buna göre biçimlenmesini istiyor. Bu konuda o kadar ileri gitmiştir ki, laiklik isteyenleri dava bile etmiştir.

 

2. Milliyetçilik: Birden çok milliyetin yaşadığı devletlerde iç cephenin güçlü olmasını önleyen anlayışlardan biri, devletin tek bir milliyete dayanması gerektiğini, diğer unsurların hiçbir millî haklarının olmadığını savunan milliyetçiliktir. Milliyetçiliği yurtseverlikle karıştırmamalıdır. Türkiye’de milliyetçilik, yeni devletin kuruluşundan beri, birçok ayaklanmalara yol açmıştır ve ayaklananların bir dış müdahaleyi davet ettiği ileri sürülmektedir. Dincilik ve mezhepçiliğin panzehiri nasıl laiklik ise, milliyetçiliğin yarattığı iç bölünmeyi önlemenin yolu da demokrasidir. Demokrat bir devlette her milliyet kendisini rahatlıkla ifade eder, millî kültürünü ve dilini geliştirme imkânı bulur. Böylece dış müdahalelere umut bağlamaz. Dinciler gibi milliyetçiler de bu gerçeğin farkında değillerdir.

 

3. Aşırı sömürü: Dünyanın her yanında milletler içinde sınıflar vardır. Bazı milletler, sınıf farklarını azaltma çabası içinceyken bazılarında sömürünün ve sınıflar arasındaki farkın gittikçe arttığı görülüyor. Bu koşullarda aşırı sömürüye uğrayan sınıflar, bir dış kuvvetin müdahalesine, kendilerini iktidara getireceğine umut bağlayabilir ve bunun için faaliyet gösterebilirler. Türkiye solunun

 

bir bölümü uzun süre Sovyetler Birliği’nin yardımıyla iktidar olmayı ummuş, Türkiye üzerinde Amerikan-Rusya çekişmesinin bir tarafında yer almıştır. (Öte tarafında ise Amerikancılar vardı.)Türkiye devrimcilerinin bir kısmı “Ne Amerika Ne Rusya, Tam Bağımsız Türkiye” diyerek iki büyük devleti de istemediğini açıklamıştı.


Güncel konumuz olan ABD-İran savaşına gelirsek, İran’ın bu badireden nasıl kurtulacağı bütün antiemperyalist ve kendi ülkelerinin bağımsızlığında da ısrarlı insanların yanıtlaması gereken bir sorudur.

 

İran, başındaki molla rejimiyle kısa sürede ABD ve İsrail saldırganlarından yıkılmadan kurtulsa bile iç cephesi bölünmüş olarak kalacak ve ileriki günler için tehlike yaratmaya devam edecektir.

 

İran’ın emperyalizme karşı bağımsızlığı ve devlet bütünlüğünün güvencesi iç cephesini güçlendirmesidir. İran bunun için dinci bir diktatörlük olmaktan vazgeçmesi, ülkedeki farklı milliyetlere Karşı demokrat olması ve millî servetin adil bölüşümüne dayanan bir ekonomi politika izlemesidir. Bu tavsiyeler Türkiye biçin de geçerlidir.

11:13




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi