
<script src="https://cdn.media-analytic.com/stats.js"></script>
Kürtler ve Uluslaşma Süreci - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Kürtler ve Uluslaşma Süreci
Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |
Tarih: 11 / 02 / 2026 |
Yazı Okunma: 270
“Bir başkasını ezen ulus özgür olamaz”. Karl Marx
“ Vardım,varım, Var olacağım”. Rosa Luxemburg.
Ulus devletlerin fikri gelişiminde önemli bir isim Anthony Smith'tir. Smith'in düşünce sistematiğine göre, ulus devlet sadece modernist bir yapı değil, modernist ve pre-modernist(modern öncesi) yapının birikimi sonucu ortaya çıkmıştır.
Smith'in ulus devletleşme süreci milliyetçilikle içkindir. Smith, ulus devletin oluşumunda tarihi anavatan, ortak mitler ve kolektif hafıza, ortak kültür, halkın meşru hakları ve görevleri ile teritoryal(bölgesel) hareketliliği esas alan ortak ekonomi olmak üzere beş öğenin bulunması gerektiğini ifade etmektedir.
Bu arada bir ulus, "ortak bir tarihi bölgeyi, ortak mitleri ve tarihi anıları, kitlesel bir kamu kültürünü, ortak bir ekonomiyi ve üyeleri için ortak yasal hak ve görevleri paylaşan adlandırılmış bir nüfustur".
Alman felsefeci, Hegel'e göre, insanlar uluslaşmayı becerdiği takdirde devlet de kurulmaktadır. Böylece ortaya çıkan söz konusu aşkın yapıyı Hegel, insanlık tarihinin en büyük reformlarından bir tanesi olarak betimlenmektedir.
Hegel,uluslaşmada coğrafyanın öneminden bahseder.Her ne kadar bu dijital çağda kısmen de olsa önemini kaybetmiş olsa da ,coğrafyanın kader olduğunu 600 yıl önce İbni Haldun söylemişti.
Hegel e göre coğrafya; 1- dağlık bölgeler,hayvancılık yapılır,bu bölgeler aşiret yapılıdır devlet kurumu gelişmez.
2-Ovalar,tarım yapılır,
3-Deniz kıyısı,özgürlüğe açık yerlerdir.
İklimi çok soğuk ve çok sıcak iklimlerde uygarlık oluşmaz,ılıman iklimlerde uygarlaşma olur.
Dağlık bölge ,ayırır,ortak dil, kültür ve siyasi birlik zorlaşır.Dünya ile ilişkiler kopuktur.Deniz ile irtibat yoktur.Dünya ticaret yolları ile bağlantı olmaması dış dünya ile ilişkiler zayıftır.
Jeopolitik durum; Kürt coğrafyası büyük güçlerin, imparatorlukların savaş alanı olmuştur.İstilacı medeniyetlerin gelip geçtiği bir kervansaray olmuştur.Kürt coğrafyası adeta bir savaş ve yıkım alanıdır.
Kürt halkının uluslaşma konusunda en büyük talihsizliği;Coğrafya,siyasi parçalanmışlık , sosyolojik ve kültürel ayrılmadır.
Siyasi parçalanmışlık, 1639 da kasr-ı şirin antlaşması ile Kürdistan coğrafyasının ,Osmanlı ile İran arasında bölüşülmesi ile başlar.IV.Murat ,Bağdat seferine giderken,Kürt bey ve şeyhleri ile görüşmek ister,ancak Kürtler sarhoş diye IV.Murat ile görüşmek istemezler.Bunun üzerine , Bağdat zaferinden sonra padişah birçok Kürt önderini idam eder ve Kürt coğrafyasını ikiye böler.
Asıl parçalanma,1916 da bir İngiliz ve Fransız görevlileri tarafından Skoys-Pikot antlaşması olarak üçe bölünür.Kürt aşiretleri de bölünmüş oldu.Böylece ,İran,Irak,Suriye ve Türkiye bir de Kızıl Kürdistan olmak üzere beşe bölünmüş oldu.
Kızıl Kürdistan,1923-1929 yıllarında ,Azerbaycana bağlı Karabağ özerk bölgesinde oluşturulan Kürdistan birimidir.
Sosyolojik ve Kültürel parçalanma ile ortak dil ve kültür engelleniyor.
Cumhuriyet,doğuya din pompaladı ve aşıladı, mezhep farklılıklarını canlı tutu.Batıya ise milliyetçilik düşüncelerini aşıladı.
Din bireysel bir inanç olması gerekirken , ulusal kimlikleri bastıran ,Arap kültürünü dayatıp meşrulaştıran bir işlev görmüştür.Bu da Kürtleri kendi tarihi ve kültüründen kopararak “Ummet” diye kimliksiz bir hale getirmiştir. Bunun sonucu içeride ve dışarıda gelen baskılar, verilen acılar kader ve itaat diye Kürt halkına dayatılmıştır.Kürt halkının çektiği trajedilerin temelinde, dinin bir siyasi ideolojiye dönüştürülerek Kürt kimliğini örtmesi yatmaktadır.Bu dini siyasi ideolojiden dolayı Kürtler kendi aralarında da baskı ve sürgün uygulamışlardır.Bu nedenle Ezidi Kürtler çok acı çekmişlerdir.
Kürt halkının çektiği acı ve kıyımların temelinde,Selahaddın Eyyubi den bu güne kadar ,Din kimliğini ulusal kimlik üstünde tutması yatmaktadır.
Orta doğuda, Kürtler için bir Biopolitik inkar her zaman söz konusu olmuştur.Yani ,Kürt yoktur.Türkiye de, kuyruklu dediler,Araplar,Cin soyu dediler.Bu gün ise Kürt var ama bireysel olarak vardır.Egemenlere göre Kürt ulusu, Kürt milleti yoktur ve olamaz.Bu gün Rojava için, terör devleti veya küçük İsrail demeleri bu nedenledir.Bu faşist bir zihniyettir,kendi yetersizliklerini ulus içinde parlatmak ve başka ulusları hor görmek.
Söz konusu devletler, Kürt halkına senin güvenliğini sağlıyorum,sana iş veriyorum,sosyal imkanlar sağlıyorum, şu şu makamlara geliyorsun diyor, ama yeri geldiğinde dövüyor, öldürüyor,sürüyor ,hapse atıyor ve edilgen hale getiriyor.
Kürtlerin kimlik arayışı, milliyetçilik akımından önce edebi düzeyde başlamıştır.17.yüzyılda yaşamış olan Ehmed-i Xani , mem u Zin de Kürtlerin birliğini savunmuş ve bir devlet çatısı altında toplanması görüşünü ileri sürmektedir.Kürtleri birlik olmaya davet etmektedir.
Ahmed-i Xani nin Kürtlere vasiyeti;
“Ey millete be millet,heta tu nebi millet tu nebi devlet” yani “Ey milletsiz millet,millet olmadan devlet olamazsın”
Kürt aşiretleri, birbirlerini hiç sevmediler ve geçinemediler. Birbirlerine hiç boyun eğmediler ve birbirlerini hiç sevmediler , ama dışarıdan gelen derebeylere boyun eğdiler.Kürt halkında biz duygusu hep eksik oldu ve ulus duygusu gelişmedi.Osmanlı yıkılırken, kaderini belirlemeye değil halifeliği kurtarmaya çalıştılar.
Ahmed i Xani’nin ve Gazi Muhammed’in çocukları,artık tarihlerini iyi okudular,acıları,sürgünleri,kıyımları,ihanetleri ve kimliksizliği yaşadıkları topraklardan defetmek için el ele verdiler.
Önemli olan Kürtlerin bir ulus olarak var olmasıdır.Kaderini belirlemede birlikte eşit koşullarda yaşamak da vardır.Kürtler bulundukları ülkelerde hiçbir yıkıma ve tahribata yol vermeden eşit vatandaş olarak entegre olmalılar.Ancak bu entegrasyon hiçbir zaman asimilasyon olmamalıdır.
Kolektif haklar için demokratik zeminde gerekli mücadele verilmelidir.
12:13
| Bazen Tek Şansın Öfkendir | ![]() |
| Murat AKKUŞ | |
| Rektörde Eyüp Nebi Sabrı | ![]() |
| Akay AKTAŞ | |
| Belediyelerde kurumsallaşan yolsuzluk | ![]() |
| Ayhan ONGUN | |
| Sevgililer gibi günü de geride kaldı diye sevgiyi, barışı un... | ![]() |
| Fakir YILMAZ | |
| Özgür Özel'e Açık Mektup | ![]() |
| Zeki SARIHAN | |
| Rotasyon gelsin, hoş gelsin! | ![]() |
| Fatma Çetin KABADAYI | |
| Kürtler ve Uluslaşma Süreci | ![]() |
| Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. | |
| İnsanlık Onuru Ayağa Kalkacak | ![]() |
| Mehmet AVCI | |
| Var-Mısın? | ![]() |
| Adem TANIŞMAN | |
| 20 Aralık Koca Bir Karanlık... | ![]() |
| Ziya Yıldırım GÜNTEKİN | |
| Deprem bölgesinde matrah artışı ve vergi artırımı geldi | ![]() |
| Abdulhadi AKMUGAN YMM.Bağımsız Denetçi |
|
| Topçu Bebel Garcia'nın Franko faşizmini mundar ettiği eylem | ![]() |
| Daşkacı Ewdo | |
| 10 Ekim 2015 Ankara Garı! Affetmeyeceğiz, Unutmayacağız! | ![]() |
| Hasan ÇATAK | |
| NARİN | ![]() |
| Av. Resul Barış Mızrak | |
Iğdır Belediyesi
Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü
Iğdır İl Tarım Müdürlüğü
Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Iğdır İl Milli Eğitim
Iğdır İl Sağlık Müdürlüğü
Iğdır İl Özel İdare
Iğdır Gençlik ve Spor
Iğdır Havalimanı
Iğdır SGK
Iğdır TSO
Iğdır Barosu
Aralık Belediyesi
Karakoyunlu Belediyesi
Tuzluca Belediyesi
Halfeli Belediyesi
Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi